Ocak 2002 tarihinden itibaren toplam 5470397 giriş yapıldı.
Şu anda siteyi 17 kişi geziyor.

15  Mayıs  2008
· Ana Sayfa
·
Haberler
· Vizyondaki Filmler
· Gelecek Filmler
· Sinemalar
· Yorumlar
· Top 10 Film
· Film Arşivi
· Kamera Arkası
· İletişim
 
 
Abdülhamid Düşerken - Abdülhamid Düşerken
 

"Abdülhamid Düşerken" filmi, dev oyuncu kadrosuyla ve dev bütçesiyle (bir milyon dolardan fazla) tarihimizin en ateşli tartışmalara konu olan dönemine ışık tutuyor. Yönetmenliğini ve senaryo yazarlığını Ziya Öztan'ın üstlendiği "Abdülhamid Düşerken"de Meşrutiyet'in ilan edildiği dönemde yaşanan olaylar, o yıllarda yaşanan bir aşk ilişkisi çerçevesinde anlatılıyor.Oğlak Yayınevinin Oğlak Klasikleri dizisinden okurlara sunulan Nahid Sırrı Örik'in "Sultan Hamid Düşerken" adlı romanından yola çıkılarak senaryolaştırılan "Abdülhamid Düşerken" dramatik yapısındaki süreklilik ve sürükleyicilikle, II. Meşrutiyet'in hazırlanış sürecini, dönemin tüm siyasi gelişmelerini o yıllarda yaşanan bir aşk ilişkisi çerçevesine yerleştiriyor.

Film, mesleğinde başarı kazanmış , Osmanlı İmparatorluğu'nun demokratikleşme mücadelesinde ön saflarda yer almış, İttihat ve Terakki Cemiyeti yöneticilerinden Binbaşı Şefik'in bir nazır kızına ve iktidara sevdalanış öyküsü etrafında gelişiyor. Bu aşkın en ateşli günleri, II. Meşrutiyet'in ilan edildiği günlerde yaşanıyor.

Üçleme Tamamlandı

TRT tarafından gerçekleştirilen "Kurtuluş" ve "Cumhuriyet" filmleri yakın tarihimizi, Kurtuluş Savaşını ve Cumhuriyet'in ilanından sonraki on yılı kapsayan dönemi ekrana getirmişti."Kurtuluş"ta 1919 - 1922 yılları arasındaki dönem, "Cumhuriyet"te ise 1922 - 1938 yılları arasındaki dönem anlatılıyordu.

Seyirciyle buluştuğunda ikisi de büyük yankılar uyandıran "Kurtuluş" ve "Cumhuriyet"in ardından gelen "Abdülham id Düşerken" bu iki çalışmanın tamamlayıcısı niteliğini taşıyor. Konusu 1908 - 1909 Meşrutiyet yıllarında geçen "Abdülhamid Düşerken" ile üçleme [Meşrutiyet, Kurtuluş, Cumhuriyet] tamamlandı.

Türk demokrasi tarihinin en önemli yapı taşlarından biri olan II. Meşrutiyet dönemini beyaz perdeye taşıyan " Abdülhamid Düşerken", konu aldığı yıllar nedeniyle bu üçlemenin başlangıcını oluşturdu.İttihat ve Terakki, İkinci Meşrutiyetin ilanı, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki demokratikleşme mücadelesi, Balkanlardaki gelişmeler, 31 Mart Ayaklanması gibi Cumhuriyetimizin kuruluş sürecini derinden etkilemiş olaylar filmde yer aldı.

"Abdülhamid Düşerken" in çekimlerine Maslak Kasırları'nda ve Yıldız Sarayı'nda başlanmıştı. Tarihi mekanların birçoğunun günümüzde var olmaması nedeniyle yapım için dönemin ruhunu yansıtan dev dekor ve fasatlar kuruldu. Marmara Üniversitesi'nin bahçesinde 6 bin metrekarelik bir alanda eski Beyoğlu ve İstiklal Caddesi'nin canlandırıldığı dev bir plato hazırlandı.

"Kurtuluş" ve "Cumhuriyet" isimli yapımlarla da tanıdığımız yönetmen ve senaryo yazarı Ziya Öztan, II. Meşrutiyet'in ilanı ile başlayan filmde, Sultan Abdülhamid'in tahttan indirilmesi, 31 Mart olayları ve Harekat Ordusu'nun İstanbul'a gelişinin konu edildiğini, ayrıca bu olaylar sırasında yaşanan büyük bir tutkunun da anlatıldığını söyledi.

Devrimcinin İhtişamla Sınanması

Bir gece kulübünde şantöz şarkı söylerken, Talat ve Şefik içkilerini yudumlamaktadırlar.

Şefik: Beynimi de yüreğimi de kavuran bir tutku haline geldi.


Talat: Eh, normaldir. Yıllarca elde silah eşkıya takibi, sonra hürriyet mücadelesi... içimizin sesini dinlemeye vakit olmadı... Bir an yüreğinin sesi ile tanışınca da şaşırıp kalıyorsun. Ama bu Paşa kızı yüreğine değil seslenmek, tırnaklarını geçirmiş anlaşılan. Edirne'de durumumuz sağlam. İkimiz de meclise gireceğiz. Seçim sonuçlansın... Bir milletvekili olarak git iste Paşa kızını.
Şefik: Ya istemezse...
Talat: Güneş şimdi bizim üzerimizde parıldıyor. Genç, milletvekili ve de yakışıklı...
Şefik: Yalılar, konaklar, debdebe içinde büyümüş bir kız...
Talat: Senin servetin de şanlı geçmişin ve parlak geleceğin... Ama bir şeyden korkarım. Bir devrimcinin ateşle sınanmasından daha zoru, ihtişam, ihtiras ve para ile sınanmasıdır.

Yukarıdaki satırlar Osmanlı İmparatorluğu'nun demokratikleşme mücadelesinde ön saflarda yer almış, İttihat ve Terakki Cemiyeti yöneticilerinden Binbaşı Şefik'in bir nazır kızına ve iktidara sevdalanış öyküsü etrafında gelişen "Abdülhamid Düşerken" filminden bir sahne, senaryosundan birkaç satır...

Tarihimizden Sarsıcı Bir Kesit

"Abdülhamid Düşerken", sürükleyici hikayesi, etkileyici senaryosu, zengin görselliği, dev oyuncu kadrosu ve usta yaratıcı ekibiyle tarihimizi derinden etkileyen dönemi benzersiz bir özenle beyaz perdeye taşıdı.

Etkisi günümüze kadar uzanan 1908-1909 yıllarını konu alan sinema filmi "Abdülhamid Düşerken", Osmanlı coğrafyasını ve giderek bütün dünyayı saran büyük ve sancılı dönüş ümler çağını hakkını vererek canlandırdı.
TRT Ankara Televizyonu Drama Programları Müdürlüğü'nün "Edebiyat Uyarlamaları Projesi" kapsamında hayata geçirdiği bu büyük proje, bir aşk hikayesi örgüsünün içinden yüzyıl öncesine bakarak, tarihimizin önemli bir dönemine ışık tutuyor.

Bir Fabrika Çalışıyor

19 Haziran 2002'de İstanbul Maslak Kasırları'nda "motor" denilen " Abdülhamid Düşerken" filminin çekimleri Ağustos ayı sonunda tamamlandı.
Bir arı kovanı misali herkes üzerine düşen görevi en iyi şekilde yerine getirmek için üstün bir çaba harcadı. Dönem filmi olması nedeniyle, detaylar titizlikle düşünüldü, her şey defalarca gözden geçirildi. Tarihi, bir aşk öyküsüyle beyaz perdeye kusursuz yansıtmak için çalışmalar geceli gündüzlü sürdü. Yapım hazırlıkları aylar öncesinden başlayan "Abdülhamid Düşerken", daha vizyona girmeden dikkatleri üzerine topladı. TRT Yücel Yener Tepebaşı Stüdyoları'nda bir fabrika gibi çalışan kostüm tasarım ekibi ve terziler, bin adet asker elbisesi, bin adet halk kıyafeti, dönemin paşa ve hanımları için onlarca kostüm dikerek ya da kostümleri tekrar elden geçirerek döneme uygun hale getirdiler. Sultandan paşalara, hanımlardan hizmetkarlara, din adamlarından çetecilere, rütbeli rütbesiz askerlerden halka kadar, dönemin Osmanlısı'nı ve Osmanlı'nın görsel zenginliğini kusursuz olarak beyaz perdeye yansıtmaya çalıştılar.

Osmanlı Yeniden İnşa Ediliyor...

Filmin çekimleri 25 farklı mekanda gerçekleştirildi. Aralarında Türk demokrasisini etkileye n kararların alındığı pek çok tarihi yapının kapıları "Abdülhamid Düşerken" için özel izinle açıldı. Maslak Kasırları, Yıldız Sarayı Şale Köşkü, Yıldız Sarayı Büyük Mabeyn, Yıldız Sarayı Küçük Mabeyn, Yıldız Sarayı Tiyatro Salonu, Fransız Kraliyet Sarayı, Büyük Londra Oteli, Dolmabahçe Sarayı önü, İstanbul Müftülüğü önü, İstanbul Valiliği önü, Ses Tiyatrosu, Gülhane Parkı, Karaköy Rum Okulu, Emirgan Beyaz Köşk gibi pek çok mekanda çekimler döneme uygun düzenlemelerle gerçekleştirildi.

Filmin Çekim Mekanları

"Abdülhamid Düşerken"in çekimlerine 19 Haziran 2002 tarihinde TBMM Genel Sekreterliği Milli Saraylar Dairesi Başkanlığına bağlı Maslak Kasırlarında başlandı. Namık Kemal'in "Vatan yahut Silistre" piyesinin temsili öncesi ve temsilinden sahnelerin çekimleri ise Beyoğlu Ses Tiyatrosu'nda (Ferhan Şensoy'un Tiyatrosu) gerçekleştirildi. Bu çekimlere Meltem Cumbul, Halil Ergün, Ali Poyrazoğlu, Nedim Saban, Mehmet Kurtuluş, Kaan Girgin ve Ceyda Düvenci'nin yanısıra temsili izlemeye gelen büyük kalabalığı canlandıran oyuncular katıldı.

Filmin diğer önemli sahnelerinden birisi de gizli yemin töreni sahnesiydi. Karaköy Rum İlkokulunda gerçekleştirilen çekime Mehmet Kurtuluş, Halil Ergün, Güven Kıraç, Bekir Aksoy, Levent Ülgen ve Memet Ali Alabora katıldı.
Bu sahnede, cemiyet görevlisi (Levent Ülgen) tarafından gözleri bağlı olarak binaya alınan Makedonya - Manastır - Selanik Yöresi Eşkıya Baskı ve Sindirme Taburu'ndan Teğmen Arif'in (Mehmet Ali Alabora), hürriyet yolunda ölümü pahasına mücadele edeceğine dair yemin ettiğini izleyeceğiz.

Nahid Sırrı Örik Kimdir?

Divan sahibi Olti'li Ahmet Hafız Paşa'nın torunu ve Hukuk Mektebi hocası, rüsûmât müdir-i mütercimi, Şûrâ-yı Devlet Âzâsı, Shakespeare'den iki oyun çevirmiş Hasan Sırrı Bey'in oğlu olan Nahit Sırrı, 22 Mayıs 1895 tarihinde İstanbul'da doğdu.

II. Abdülhamid Kimdir?

V. Murad'ın yerine tahta geçen, II. Abdülhamid yurttaşların yönetime katılmalarını sağlayacak bir anayasa kabul ve ilan edeceğine söz vermişti. Nitekim tahta çıkar çıkmaz I. Meşrutiyeti ilan etti ve bir anayasa hazırlattı. Bu İlk Anayasa (Kanun-i Esasi) 23 Aralık 1876'da ilan edildi. Anayasa ilan edildikten kısa bir süre sonra 1877-1878 Osmanlı - Rus Savaşı başladı. Osmanlı orduları bu savaşta ağır bir yenilgiye uğradı. Mebuslar Meclisinde hükümet ağır eleştiriler aldı. Bu hezimetin sorumluları arandı. Bu tartışmalara kızan II. Abdülhamid Meclisi Mebusan'ı tatil etti. Böylece 30 yıl sürecek bir istibdat dönemi başlamış oldu. Bu 30 yıllık dönemde, Doğu Rumeli, Mısır, Girit gibi yerlerin yitirilmesini önleyemedi. Dış borçları ödemeye çalışan II. Abdülhamid alacaklı devletlerin "Düyun-i Umumiye" adı altında uluslarası bir örgüt kurarak devlet gelirlerine el atmalarını engelleyemedi.

Kamera Arkası Arşivi :

 



 

Bir Invest Grup Kuruluşudur© 2001/2007. Bütün hakları sakldır.

Web Hosting / Web Barındırma / Web Tasarım Hizmetleri Seri ilan sitesi (ücretsiz) Cep telefonu ilan sitesi (ücretsiz) Hediye, Çekiliş, Kampanya, Yarışma, Promosyon, İndirim, Fırsat ve Çekiliş Sonuçları Haber, Gezi, Hatıra ve Bilgilendirme Portalı Kentport.Com
  Ankara Sinema ve Film Sitesi Haber bul, haber ara, gazete ara, gazete haberi bul! URL Kısaltma, Uzun web adreslerini kısaltın